"spor yazarları kupası"nın şâhâne finali 2-2 bitti
beşiktaş şampiyon
2-0 galip durumda penaltı kaçıran galatasaray, kupayı kazanma şansını maçın bitimine 6 dakika kala kaybetti
namık sevik
ikinci yarıda şahlanan beşiktaş, 2-0 lık mağlûbiyetten kurtularak 2-2 beraberliğe yükselmiş ve spor yazarları kupasını kazanmıştır.
mahşeri kalabalık önünde oynanan karşılaşma, son yıllarda özlenen bir futbolu ortaya koymuştur. ikinci devre için söylenecek söz «fevkalâde sür'atli, heyecanlı ve çekişmeli» olacaktır.
kabul etmek lâzımdır ki, galatasaray farklı galibiyeti tam 67 nci dakikada ismet'in penaltı atışım direğe nişanlaması neticesinde kaybetmiştir. bu ana kadar sahada bir gölge gibi dolaşan siyah - beyazlı futbolcular kaçan bu büyük fırsattan sonra şahlanmış ve fizikman çöküntü içerisinde bulunan galatasarayı ezmişlerdir.
futbolda gençliğin, büyük koz olduğunu iddia edenler, dün gece bir kere daha haklı çıkmışlardır. zira başta kadri, naci ve b. ahmet olmak üzere sarı - kırmızlı defans, beşiktaşın fırtınalaşan oyunu karşısında yaşlı bir çınar ağacı gibi devrilivermiştir.
galatasakayın ilk golü
maçın hemen başında coşkun'un bir atağını ahmet’in savuşturuşu sarı - kırmızılı taraftarlarının yüreğini ağzına getirmiştir. ancak beşiktaş forvetinin ilk devredeki en tehlikeli akını bu olmuştur. daha sonra galatasaray forveti, beşiktaş kalesini sık sık ziyaret etmiştir. 10. dakikada k. erol'dan bir ileri pas alan turan'ı muhittin ancak beline sarılarak durdurabilmiştir. turan, muhittini ceza sahasına kadar topla birlikte bir lokomotif gibi çekmişse de, bu hareketi penaltı yapabilecek bir mesafeye - ceza sahası içine kadar - getirememiştir.
bununla beraber, bu büyük avantaj kaybolmamıştır. zira ismet'in çektiği frikik, beşiktaşlı futbolcuların kurduğu baraja çarparak aksi köşeden filelere takılmıştır. necimi'nin kontrpiyede kalışı için, ancak «talihsizlik» demek icap edecektir.
21 inci dakikada galatasaray takımını bir makina intizamı içerisinde işleten erol'un uzattığı pası turan kullanamamış, akabinde, 43 üncü dakikada ise galatasarayın müdafaaya çekilmesi neticesinde beşiktaş akınları müessir hale gelmiş ve orta sahada gelişen bir hücum neticesinde coşkun, üç metreden topu beceriksizce bir vuruşla dışarı atmıştır.
ikinci yarıdaki şâhâne futbol
ikinci yarı, son yıllarda özlenen ve gıpta edilen bir futbol ziyafeti şeklinde geçmiştir. 49 uncu dakikada tarık'ın yavuz’un yanından bir otomobil süratiyle sıyrıldığı görülmüştür. tarık ceza sahasına dalmış ve şutunu patlatmıştır. necmi, iyi bir gününde olmamasına rağmen bu ve şutunu patlatmıştır. necmi, iyi bir gününde olmamasına rağmen bu yüzdeyüz gollük şutu çelmeğe muvaffak olmuştur. ancak, akını tâ gerilerdenberi bir tilki gibi kovalayan yılmaz, bir anda kale önünde bitivermiş ve bu defa çapraz bir vuruşla sağ köşeden ikinci galatasaray golünü atmıştır.
bunu, 63. dakikada güven’in üç müdafii teşbih tanesi dizer gibi atlatışı takip etmiştir. fakat yakın mesafeden patlattığı şutun üst direkten dönüşü, hem siyah - beyazlı taraftarları, hem de futbolcuları tekke âyini yapan dervişler gibi dövündürmüştür.
67. dakika ise, maçın kaderinin değiştiği an olmuştur. bahri'nin yavuz tarafından ceza sahası içerisinde kasti bir şekilde biçilişini, hakem çok yerinde bir kararla penaltı ile tecziye etmiştir birinci golün kahramanı ismet gerilmiş, fakat topa itimatsız bir şekilde yaklaşmış ve köşeye doğru çok hafif bir vuruş yapmıştır.
direğe vuran top, necmi'nin kucağına gelmiş ve galatasaray üçüncü bir golden mahrum etmiştir.
işte maç da bu andan itibaren tamamen aksi bir seyir takip etmiştir. yorulan galatasaraylılar müdafaaya ehemmiyet vererek oynarken, genç ve dipdiri oyunculardan kurulu beşiktaş, hücum üzerine hücum tazelemeğe başlamıştır. bu ağır baskı iki dakika sonra semeresini vermiştir. güven'in naci ve kadri tarafından makaslanışına, şahit olunmuştur. hakemin yine tereddütsüz verdiği penaltıyı ahmet, affetmez bir vuruşla gole çevirmiştir.
şimdi sahada beşiktaş var
artık, sahanın her tarafını siyah - beyazlı futbolcular doldurmuştur. 80. dakika güvenin bir kafa şutunu bülent fevkalâde bir refleksle dışarı atmıştır. mikro’lar, sanlılar, güvenler, ahmet'ler sarı - kırmızılı kaleyi şut yağmuruna tutmuşlardır. hattâ büyük falsolar yapan yusuf’un dahi toparlandığı göze çarpmıştır.
beşiktaşlılar, şampiyonluğa giden beraberlik golünü 84. dakikada sanlı’nın sagaçığa kayıp, avut çizgisi üzerinden yaptığı şâhâne bir orta neticesinde kazanmışlardır. kaleci bülent’in de yerini kaybetmiş olması, kale ağzında bekleyen güven'in işini kolaylaştırmıştır. güven, süzülüp gelen topu, boş kaleye âdeta fotografçılara poz verircesine soğukkanlı bir vuruşla sokmuştur.
işte bu anda mithatpaşa stadında bir tarraka kopmuş ve 2-0 mağlûpken bile takımlarını candan teşvik eden siyah - beyazlı taraftarların çılgınca alkışları stadı inletmiştir...
ve ilk defa olarak pek çok kimse hakemin düdüğünü işitince böylesine güzel bir maçın bittiği'ne üzülmüşlerdir.