maçtan evvel güneşli oyuncular, şimdi futbol umumî kaptanı eski galatasaraylı adilgirayın riyasetinde galatasaray kulübüne gitmişler ve burada galatasaraylı arkadaşları tarafından hararetle karşılanmışlardır. güneşli sporcular, galatasaray kulübünde bir müddet oturduktan sonra galatasaraylı oyuncularla birlikte güneş kulübüne gitmişlerdir.
galatasaraylı oyuncular da güneş kulübünde samimî bir surette karşılanmışlardır. oyuncular güneş kulübünde soyunduktan sonra kolkola girmişler ve stadyoma böyle bir dostluk tezahürü ile gitmişlerdir.
maçtan sonra da güneş kulübünde bir çay ziyafeti verilmiş, bu ziyafette güneş ve galatasaray kulübleri idare heyeti azaları, sporcuları ve fenerli ve beşiktaşlı sporculardan ve idarecilerden bazıları bulunmuştur.
böylece galatasaraylılarla güneşliler ilk defa birbirlerinin lokallerine gitmek suretile samimî bir hava uyandırmışlardır.
galatasarayla güneş arasındaki samimî havayı yaratan yusuf ziya, dün akşam ankaraya gittiği için, yeni kulübünde eski arkadaşlarile ayni sofrada çay içmek zevk ve saadetinden ne yazık ki mahrum kalmıştır.
dünkü maçın neticesi de iki kulüb azası arasında tekrar başlıyan dostluğu takviye etmiştir. bu hareket, esasen bir tek teşekkül iken ikiye ayrılmış olan galatasarayla güneşi birleştirmek için çalışanlara ümid ve cesaret vermiştir.
ayni yurdun evlâdları iken bazı suitefehhümlerle birbirinden ayrılmış olan sarı - kırmızılıları birbirlerile barıştırmak ve birleştirmek gayesini takib edenleri takdir ve güttükleri hedefe biran evvel varmalarını temenni etmemek kabil değildir.
«et tırnaktan ayrılmaz» ve «birlik kuvvettir» sözlerinin manasını pek iyi bilen galatasaraylı ve güneşli idareciler, artık elele vermenin zamanı gelmiş olduğunu anlıyarak galatasaray - güneş ikiliğini, dünkü galib takımlarında olduğu gibi, vakit geçirmeden birliğe inkılâb ettirmelidirler.